Merhaba,
Bu bayramda cok ani bir karar verip bir Viyana yaptim geldim. ;) Tamamen tesaduf aniden aklima gelen ilk sehri secmistim, yani Viyana'yi. Neden olmasin dedim kendi kendime. Belgelerimi hazirladim, gittim basvurumu yapmaya. Tabiiki herhalde Turk oldugum icin sadece 15 gunluk bir schengen vizasi ustelik de tek giris hakki ve o giriste de sadece 5 gun kalma hakki :)) Saka gibi. Bu konuyu tamamen gozardi edip, kitaplarimi aldim basladim Viyana ile herseyi okumaya. Her okudukca baska bir hayran kaldim sehire, o tarihine, o muzige, o guzel kahvelerine ve tabiiki o klasik keklerine ;) Kisacasi her kosesine hayran kaldim. Tabii bir onceki Italya seyahatimde yasadigim birtakim olumsuz tecrbulerimden dolayi da biraz tedirgin olmadim degil. Kitaplarda her okudugunuzu da bulamayabiliyorsunuz, ozellikle de okurken aklinizin sizi goturdugu o hayali yasayacaginizi umid ederek gidiyorsunuz ve bulamayinca da tam bir hayal kirikligi..
Yine de yeni bir sehir, farkli bir kultur ve tarih dedim ve yollara koyuldum.
Oncelikle vardigimda CAT ile yaptigim tren yolculugu beni buyuledi, yemyesil bir sehir, muazzam guzellikte binalar, tarlalar kisacasi hersey.. Sehre geldigimde, sehrin duzgunlugu, heryere kolay ulasabilme olanagi, her yerin tertemiz olmasi da beni etkileyen faktorlerden biri oldu.
Tabiiki tek bilmedigim ve aklima gelmeyen sey ise sehirde 20,000den fazla Turk'un yasiyor olmasi ve her adim basinda turkce konusan insanlara rastliyor olmanizdi. Bu konuya cok fazla girmek istemiyor olmakla beraber, sadece aklima baska bir ulkede yasamanin zorluklari geldi ve orada yasayan Turk'lerin de ne gibi zorluklar yasadiklarini anlamaya calistim.
Viyana'nin en guzel yerlerini saniyorum gezdim ve eminim ki daha gezmedigim bircok muhtesem yeri var. Ama bence zaten Viyana sadece bir kere degil bircok kere gidilebilecek sekilde planlanmali. Hep bir eksik kalmali bir onceki geziden..
Kisacasi bir Viyana yaptim geldim, muhtesem bir kultur ve sanat gordum, muhtesem kahveler ictim, kekler yedim ve kalbimi birakip dondum, bir dahaki sefere geri almak uzere...
Sevgiyle Kalin,
Nihal
Bu bayramda cok ani bir karar verip bir Viyana yaptim geldim. ;) Tamamen tesaduf aniden aklima gelen ilk sehri secmistim, yani Viyana'yi. Neden olmasin dedim kendi kendime. Belgelerimi hazirladim, gittim basvurumu yapmaya. Tabiiki herhalde Turk oldugum icin sadece 15 gunluk bir schengen vizasi ustelik de tek giris hakki ve o giriste de sadece 5 gun kalma hakki :)) Saka gibi. Bu konuyu tamamen gozardi edip, kitaplarimi aldim basladim Viyana ile herseyi okumaya. Her okudukca baska bir hayran kaldim sehire, o tarihine, o muzige, o guzel kahvelerine ve tabiiki o klasik keklerine ;) Kisacasi her kosesine hayran kaldim. Tabii bir onceki Italya seyahatimde yasadigim birtakim olumsuz tecrbulerimden dolayi da biraz tedirgin olmadim degil. Kitaplarda her okudugunuzu da bulamayabiliyorsunuz, ozellikle de okurken aklinizin sizi goturdugu o hayali yasayacaginizi umid ederek gidiyorsunuz ve bulamayinca da tam bir hayal kirikligi..
Yine de yeni bir sehir, farkli bir kultur ve tarih dedim ve yollara koyuldum.
Oncelikle vardigimda CAT ile yaptigim tren yolculugu beni buyuledi, yemyesil bir sehir, muazzam guzellikte binalar, tarlalar kisacasi hersey.. Sehre geldigimde, sehrin duzgunlugu, heryere kolay ulasabilme olanagi, her yerin tertemiz olmasi da beni etkileyen faktorlerden biri oldu.
Viyana'nin en guzel yerlerini saniyorum gezdim ve eminim ki daha gezmedigim bircok muhtesem yeri var. Ama bence zaten Viyana sadece bir kere degil bircok kere gidilebilecek sekilde planlanmali. Hep bir eksik kalmali bir onceki geziden..Kisacasi bir Viyana yaptim geldim, muhtesem bir kultur ve sanat gordum, muhtesem kahveler ictim, kekler yedim ve kalbimi birakip dondum, bir dahaki sefere geri almak uzere...
Sevgiyle Kalin,
Nihal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder